Probiyotik Mucizesi

En son güncellendiği tarih: Tem 3

   Cilt, insan vücudunun en karmaşık ve en önemli organlarından biridir. Cilt, koruyucu mekanizmalarının sağlam kalması koşuluyla dış tehditlere karşı koyacak şekilde  yaratılmıştır. Deride bulunan mikroflora bariyerinin görevi: cildi, patojenik(zararlı) mikroorganizmalardan ve istilalardan korumaktır.  


       Cildin mikroflorası, çevresel faktörler ve kimyasal etkilere karşı son derece hassastır. Agresif çevresel faktörlerin sürekli artması bu koruma mekanizmasının dış yardım almadan dengeyi sağlamasını zamanla imkansız hale getirir. Hijyenik ürünlerin doğru kullanılmaması da yararlı bakterilerin sayısını azaltarak zararlı bakterilerin sayısını arttırır. Bu da derinin bir bütün olarak zarar görmesine sebep olur.


Gelişmiş ülkelerde, kadınların %50 si erkeklerin %30 u cilt mikroflorası bozukluklarından kaynaklanan; kuru cilt, gerginlik hissi, karıncalanma hissi ve cildin kızarması rahatsızlıklardan muzdariptir. Cilt yavaş yavaş elastikiyetini kaybederek yorgun görünür ve kırışıklıklar daha belirgin hale gelir . Bu durumda cilt dengesini yeniden kazanmak için derhal önlemler alınmalıdır. 

  Mikroflora, faydalı mikroorganizmalar tarafından oluşturulan doğal bir floradır. İnsan derisi ile doğrudan iletişime girer. Çünkü cildin doğal yüzeyidir. Birçok bulaşıcı hastalığa neden olabilecek çeşitli yabancı mikroorganizmalardan cildi korur.  Ayrıca mikroflora cildin bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur.   Yalnızca derinin kapsamlı bir şekilde korunması için değil aynı zamanda vücudun koruyucu mekanizmalarının uyarılmasında da rol oynar. 

Cildin bağışıklık sistemini güçlendirmek için, rahatsızlığı gideren ve cildin genel durumunu iyileştiren özel kozmetikler kullanılmalıdır. Bu kozmetikler prebiyotikler ve probiyotikleri içermelidir. Prebiyotikler cildin olumlu mikroflorasının büyümesini sürekli olarak uyaran maddelerdir. Probiyotikler ise  patojenik mikroorganizmaları nötralize ederek, insanlara zarar vermeyen  normal mikroflorayı tekrar kazandırabilen mikroorganizmalardır. Probiyotikli ürünlerin en büyük başarısı, bakım bileşenlerinin canlı kültürlerle birleştirildiği pre ve probiyotik kompleksine dayanan eşsiz kozmetiklerin yaratılmasıdır. 

     Cildin gençliğini, tonunu ve güzelliğini korumak için zamanında beslenmeye ve nemlendirmeye dikkat etmek gerekir. Sağlıklı bir yaşam tarzına bağlılık, doğal dengenin korunmasında büyük önem taşır. Cildin mikroflorası, günlük olarak çeşitli olumsuz etkilere maruz kalır ve daha savunmasız hale gelir. Bu da cilt durumunun bozulmasına neden

olur( gerginlik, karıncalanma ve kaşıntı hissi). 

    Probiyotikler, bağışıklık sistemini uyarırken ve beslerken vücudun cildini ve bağırsak mikroflorasını yenileyebilen mikroorganizmalardır. Sindirim sisteminde bulunan mikroorganizmaların atık ürünlerini ortadan kaldırabilen bu bakteriler, fermente süt ürünlerinde özellikle doğal yoğurtta büyük miktarlarda bulunur. 

    Probiyotiklerin insan sağlığı üzerindeki yararlı etkilerini doğrulamak için birçok uluslararası çalışma yürütülmüştür. Bilimsel çalışmalar emzirilen bebeklerin bağırsak mikroflorasının dengesizliği ile ilgili neredeyse hiçbir sorunu olmadığını göstermektedir. Gerekli miktarda faydalı bakteri, anne sütü ile birlikte bebeklerin vücutlarına girmektedir. Probiyotik bakteri tüketimi alerji ve atopik dermatit riskini  azaltmaktadır. Probiyotikler, normal mikrofloranın hızlı bir şekilde toparlanmasını uyarır. 

     ECOPROBIOTIC krem yoğun bakım sağlayan Probiyotik bakterilere dayalı eşsiz bir kozmetiktir. Cildin bağışıklık sistemi de dahil olmak üzere doğal savunma mekanizmalarını uyarır ve sonuç olarak cildin mikroflorasını düzelterek tekrar korur.

Cilt mikroflorasının ihlalleri ve epidermisin tahrip olması sonrasında derinin görünümünde gözle görülür bir bozulma olur.  Yapılan labaratuvar çalışmaları, 28 gün  boyunca günde 2 kez ecoprobiyotik krem kullanıldıktan sonra cildin genel durumunda görsel ve dokunsal olarak bir iyileşme olduğunu göstermiştir.

Yerleşmiş iki cilt bölgesi üzerindeki görsel etkiyi göstermek için bir video mikroskobu ile  görüntülerinin alınması sonucu gönüllüler arasında gözlemler yapılmıştır.   Donuk , yorgun, elastikiyetini kaybetmiş mat cildin 28. günün sonunda yeniden ışıldayarak sağlıklı bir görünüme kavuştuğu gözlemlenmiştir. Mikro çatlak sayısında ve derinliğinde azalmalar: pürüzsüzleştirici, düzgünleştirici ve yeniden yapılandırıcı etkisini gözle görünür derecede kanıtlamıştır.


Düzenli kullanılan Probiyotik krem ile cilt sağlığı ve güzelliği cilde geri döner. 28. günün sonunda cilt mükemmel şekilde beslenir, soyulması azalır ve gerginlik hissi yok olur. Aşırı kuru ciltteki mikroflora dengesizliği düzelerek gerginlik ve karıncalanma hissi azalır. 


Ecoprobiyotik krem aşırı agresif çevresel faktörler nedeniyle savunmasız kalan tüm cilt tipleri için kullanılabilir. Hücre yenileyici potansiyeli yüksektir ve cildin doğal savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Cilt mikroflorasının sağlıklı dengesini koruyarak cilt sağlığının ve güzelliğinin korunmasına özen gösterir. 

11 görüntüleme

..